Reklam
Ben Duydum
SON HABERLER

22:59 Aşağıdakilerden hangisi stok hesaplarına ilişkin denetim riskinin değerlendirilmesinde kullanılan prosedürlerden biri değildir?

22:58 Aşağıdakilerden hangisi menkul kıymetlerin denetiminde uygulanabilecek bir maddi doğrulama prosedürü değildir?

22:57 BDS 315 İşletme Çevresini Tanımak Sureti ile Önemli Yanlışlık Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi standardına göre, risk değerlendirme prosedürleri yukarıdakilerden hangisini/hangilerini içerir?

22:54 Aşağıdaki işlemlerden hangisi stokların finansal tablolar açısından önemli olması durumunda stok hesaplarının denetimi ile ilgili olarak yanlıştır?

22:52 Aşağıdakilerden hangisi BDS 570 İşletmenin Sürekliliği Standardı’na göre, denetçinin denetim çalışmasını tamamlarken değerlendirebileceği işletmenin sürekliliği ile ilgili tehdit oluşturabilecek durumlardan biri değildir?

22:51 Aşağıdakilerden hangisi bağımsız denetim çalışmasında denetçinin amaçları arasında yer almaz?

22:50 Aşağıdakilerden hangisi iç kontrol sisteminden etkilenmez?

22:49 Aşağıdaki denetim prosedürlerinden hangisi maddi duran varlıklar için uygulanabilecek bir kontrol testidir?

22:48 Denetçi, müşteri işletmenin kiralamış olduğu binada aydınlatma sisteminin tamamen yenilenmesine dair yapmış olduğu harcamayı gider olarak kaydettiğini tespit etmiştir. Denetçinin tespit etmiş olduğu bulgu sadece bu bilgi ışığında aşağıdaki yönetim beyanlarından hangisine aykırıdır?

22:47 Varlıkların, işletmenin tasarruf ve kontrolünde olup olmadığına dair test edilen yönetim beyanı aşağıdakilerden hangisidir?

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (4)

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (4)
Reklam

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (4)

1980 Sonrası Dönem

Döviz darboğazını genişletmek amacıyla 24 Ocak 1980 tarihinde ekonomide köklü dönüşümleri amaçlayan bir istikrar programı yürürlüğe konmuştur.

1980 sonrasında hazırlanan plan ve programlarda sanayileşme, ihracata dayalı kalkınmanın bir parçası olarak ele alınmış, devlet işletmeleri yoluyla sanayileşmeden vazgeçilmiştir.

24 Ocak Kararları ile ithal ikameci sanayileşme stratejisi terk edilerek, ihracata ağırlık ve öncelik veren sanayileşme modeli benimsenmiştir.

Böylece, ihracata dönük stratejiye göre sanayileşmemenin yarattığı sıkıntılar giderilmeye çalışılmıştır.

Aslında 24 Ocak Kararları’nın özünde, sanayileşme stratejisindeki değişiklik yatar.

Yatırım ve ara malları üretimine öncelik veren anlayış bırakılmış, sanayinin dışa açılmasına önem verilmiş ve ithalatta liberalizasyona (serbestleşme) gidilerek Türk sanayisi terbiye edilmeye çalışılmıştır.

Özellikle 1984’ten sonra ithalatın libere edilmesi (serbestleştirilmesi), kaçakçılık ve karaborsayı büyük ölçüde engelleyerek haksız rekabeti ortadan kaldırmış, yabancı sermaye girişleri üzerinde olumlu etki yaratmış ve sanayinin dinamik karşılaştırmalı üstünlükler teorisi içinde yeniden yapılanmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin 1980’li yıllarda Avrupa Topluluğu (AT) ile gümrük birliğini gerçekleştirme konusundaki tercihi de yeni stratejinin benimsenmesinde önemli bir faktör olmuştur.

İhracatı teşvik eden yeni politikalar sonucunda sanayiciler, iç piyasa yerine dış piyasalara yönelmeye başlamış ve iç piyasanın darlığından kurtulmuşlardır.

1980 öncesinde Türkiye’de iç pazarın satın alma gücü yetersizdi.

Bu durum, üretimin optimal ölçekte yapılamamasına yol açmıştır.

Küçük sanayiciler ileri teknolojili optimal ölçekte tesisler kuramamışlar, bu sebeple verimleri düşük kalmıştır.

Dışa açılma pazarı genişletmiş, bu olumlu gelişme iç pazarın yetersiz olduğu sanayi dallarının gelişmesini teşvik etmiştir.

Dış pazarlara üretim yapma, kapasite kullanım oranlarını yükseltmiş, tesislerin ölçeklerini genişletmelerine yol açmış ve yeni yatırımlara gitmelerine sebep olmuştur.

Böylece, maliyetler aşağı çekilerek rekabet şansı artmıştır.

İhracat ile birlikte kalite yükselmiş, ambalajlar iyileşmiş, teknoloji gelişmiş, modern işletmecilik kuralları uygulanmaya başlanmış, dış pazarlar yakından izlenir olmuş, uluslararası finansman kuruluşlarıyla ilişkiler artmış, yeni pazarlama yöntem ve teknikleri ülkeye getirilmiş, yönetimde profesyonelleşme başlamış,
yabancı sermaye girişinin çoğalmasıyla yeni ortaklıklar yaratılmış ve yeni iş ilişkileri gelişmiştir.

En önemlisi ise Türkiye, kendisinin dışında başka bir dünya olduğunun farkına varmıştır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ