Reklam
Ben Duydum

OECD ve Diğer AB Belgeleri İncelendiğinde Yenilik Kavramı

OECD ve Diğer AB Belgeleri İncelendiğinde Yenilik Kavramı

OECD ve Diğer AB Belgeleri İncelendiğinde Yenilik Kavramı

OECD ve diğer AB belgeleri incelendiğinde ise yenilik kavramının;

bir fikri pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni ya da geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine,
ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürme süreci olarak tanımlandığı görülmektedir (Ürper, 2008, s.43).

Yenilik mikro ve makro ölçekte büyümenin temel itici güçlerinden biri olarak kabul edilebilir.

Schumpeter, ekonomik kalkınmada yeni ürünlerin ve hizmetlerin önemini vurgulayan ilk isimlerden biridir.

Schumpeter, mevcut ürün ve hizmetlerin fiyatları üzerinde yapılan marjinal değişiklikler yerine,
yeni ürünlerin geliştirilmesi sonucu ortaya çıkan rekabetin çok daha önemli olduğunu öne sürmüştür.

Örneğin, yeni bir bilgisayar yazılımı ya da yeni bir teknoloji üretebilen ekonomilerin,
telefon ya da otomobil gibi mevcut ürünlerde fiyat indirimi yapan ekonomilere göre daha hızlı büyüyeceğini varsaymaktadır.

Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında ekonomistlerin ekonomik büyüme konusuna daha fazla ilgi duydukları gözlemlenmektedir.

Bu dönemde yeniliğe en önemli katkı sağlayan unsurların başında endüstriyel araştırma ve geliştirme çalışmalarının geldiği ifade edilmiştir.

Savaş döneminde özellikle askeri alanlarda gerçekleştirilen araştırma ve geliştirme faaliyetleri sonucunda önemli teknolojik gelişmeler ve yenilikler ortaya çıkmıştır.

Radar ve uzay bilimlerindeki gelişmeler o dönemde askeri araştırma ve geliştirme çalışmalarının sonucunda ortaya çıkan ürünler olarak kabul edilebilir (Trott, 2008, ss.7-8).

20. yüzyılın başlaması ile birlikte yenilik ve yenilik performansını etkileyen faktörler daha fazla tartışılmaya başlandı.

Bu tartışmalar günümüzde yenilik yönetimi konusunu daha iyi bir şekilde anlamamıza önemli katkılar sağlamıştır.

Ar-Ge laboratuvarları ile donatılmış modern işletmelerin yeniliğin en önemli aktörleri olduğunu ifade eden kişi yine Schumpeter’den başkası değildir.

Geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarı, bilgi üretebilme ve üretilen bilgiyi yeni ürünler ve hizmetler geliştirmek üzere kullanabilme becerisine bağlı olacaktır.

Farklı disiplinlerin katkı sağladığı bu sürecin başarılı bir şekilde nasıl gerçekleştirileceği ise halen yönetim biliminin en önemli konularından biri olmaya devam etmektedir (Trott, 2008, s.9).

Söz konusu disiplinler arası katkılar Şekil 1.1’de görülebilir.

Mikro ölçekte bakıldığında işletmeler için de durum farklı değildir.

İşletmeler de uzun dönemli olarak verimlilik performanslarını sürdürülebilir kılmak ve rekabet üstünlüğünü kaybetmemek için yenilik konusunu gündemlerinde tutmak zorundadırlar.

İşletmelerin rekabet üstünlüğüne sahip olup olamamaları, yenilik yapabilme becerileri ile doğrudan ilişkilidir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ