Reklam
Ben Duydum

Yurt Dışı Yerleşiklerin Portföy Yatırımları

Yurt Dışı Yerleşiklerin Portföy Yatırımları
Reklam

Yurt Dışı Yerleşiklerin Portföy Yatırımları

Gelişmekte olan ülkelerde sermaye ve tasarruflar görece kıt olduğu için, bunların fiyatları (faiz) da yüksek olur.

Bu nedenle sermayenin ve tasarrufun bol olduğu gelişmiş ülkeler ile doğal kaynak zengini ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru bir akış olur.

Bu akışın yönü önce finans piyasaları gelişmiş ülkeler olup, daha sonra oradan gelişmekte olan ülkelere doğru bir rotadır.

Türkiye’de de tasarruflar yetersiz olduğu için, yurt dışından yurt içine, yüksek getiri oranlarından yararlanmak için bir para akışı olur.

Yurt dışında yerleşikler veya yabancılar olarak nitelenen kesimin Türkiye’deki portföy yatırımları mevduat, hisse senedi ve bankalardaki menkul kıymetlerden oluşmaktadır.

Yabancıların mevduat, devlet iç borçlanma senetleri ve hisse senetlerinden oluşan Türkiye’de sahip oldukları portföy yatırımları 2012 yılında 181,6 milyar dolar iken, 2017 sonunda bu rakam 133,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye, kronik tasarruf açığı yaşayan bir ülke olduğu için bu girişlerin sermaye maliyetini aşağı çekme yönünde kayda değer işlev gördüğü söylenebilir. Yatırımlar için ihtiyaç kaynaklar yetersiz olan yurt içi tasarruflarla karşılanması durumunda faiz oranları hızla yükselerek sermaye maliyetini artıracaktır.

2017 sonu itibarıyla Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören hisse senetlerinin üçte ikisine yakını yabancıların elindedir.

Ancak bu oran, Borsada işlem gören şirketlerin mülkiyetinin üçte ikisi anlamına gelmez, çünkü şirketlerin sadece halka açtıkları kısım borsada işlem görmektedir.

Yabancılar, Türkiye finans piyasası dalgalanmaya başladığında, genelde borsadan çekilerek mevduat ve kamu kâğıtlarına yönelmekte, sabit getirili araçları tercih etmektedir.

Yurt dışı yerleşiklerin portföy yatırımları içinde hisse senedinin payı 2012 yılında %38,8 iken, 2017 yılında %39,0; devlet iç borçlanma senetlerinin payı
2012 yılında %34,5 iken, 2017 yılında %23,2; mevduatın payı 2012 yılında %26,6 iken, 2017 yılında %37,8 olmuştur.

Görüldüğü gibi son birkaç yılda yabancılar, T cinsinden ve daha uzun vadeli portföy yatırım araçlarından, nispeten daha kısa vadeli ve likiditesi yüksek mevduata yönelmiştir (TCMB, Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Eylül 2018).

Türkiye ekonomisine en fazla kaynak girişi bankaların ve firmalar sektörünün yurt dışından sağladıkları krediler yoluyla meydana gelmektedir.

İkinci sırada kaynak girişi ise mevduat girişi ve hisse senedi piyasası araçları yoluyla meydana gelirken, tahvil ihracı yoluyla fon sağlama son yıllarda giderek azalarak son sırada gelmektedir (TCMB, UYP, Eylül 2018).

Dünyanın en büyük varlık fonu 1 milyar dolarını Türkiye’de değerlendirdi
“Norveç’in 900 milyar dolar büyüklüğündeki devlet varlık fonunun, 2016 sonu itibarıyla yaklaşık 1 milyar dolarını Türkiye’deki 48 şirketin hisse senetleriyle değerlendirdiği ortaya çıktı…”Kaynak: https://www.sabah.com.tr/ekonomi/2017/03/03/dunyanin-en-buyuk-varlik-fonu-1-milyardolarini-turkiyede-degerlendirdi (Erişim 03.12.2018).

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ