Reklam
Ben Duydum

Yenilik Yönetimi ve İşletmelerin Teknolojiye Yapmış Oldukları Yatırımların Düzeyi

Yenilik Yönetimi ve İşletmelerin Teknolojiye Yapmış Oldukları Yatırımların Düzeyi

Yenilik Yönetimi ve İşletmelerin Teknolojiye Yapmış Oldukları Yatırımların Düzeyi

İşletmelerin teknolojiye yapmış oldukları yatırımların düzeyi ile verimlilik ve rekabet üstünlüğü arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.

Gün geçtikçe belirsizleşen ve karmaşıklaşan iş dünyası ile karşı karşıya iken, OECD ülkelerinde işletmeler bazında gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetlerinin de önemli ölçüde arttığı görülebilmektedir.

Elektronik, havacılık, kimya gibi sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge’ye yapmış oldukları harcamaların,
duran varlıklara yaptıkları yatırımların üstüne çıktığı bilinmektedir (Pavitt, 1990, s.17).

Çünkü saydığımız tipteki sektörlerde rekabet son derece yoğun bir şekilde yaşanmaktadır.

Yukarıda bahsedilen görüşlerin aksine, rekabet gücünü halen daha maliyetlerde arayan işletmelerin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur.

Kuczmarski & Associates Inc. tarafından Fortune 500 işletmeleri üzerinde yapılan çalışmada, çok sayıda işletmenin büyüyebilmek için maliyet düşürme stratejilerini izlediği ortaya çıkmıştır.

Maliyetlerin azaltılması ve maliyet kontrolü sonuç verebilecek stratejiler olmakla birlikte, sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün sağlanabilmesi için yenilik yapılması zorunludur.

İşletmeler ancak bu şekilde sektörlerinde liderliği ele geçirip, kâr marjlarını kontrol edebilme üstünlüğünü elde edebilirler.

Süreçler doğru bir şekilde yerine getirildiğinde yenilik bir işletmenin sahip olabileceği en güçlü rekabet silahlarından biri olarak görülebilir (Kuczmarski, 2003, s.536).

Yenilik becerilerine sahip olamayan ve mevcut rekabet koşullarına ayak uyduramayan işletmelerin ekonomik devamlılıklarını sürdürebilmeleri son derece zordur.

20. yüzyılın başlarında ABD’nin en büyük işletmeleri incelendiğinde bu tablo daha net bir şekilde görülebilecektir.

Bu dönemde ABD’nin en büyük 12 işletmesi aşağıdaki gibi sıralanabilir (Hollins, 2000, s.136):

American Cotton Oil Company;
American Steel Company;
American Sugar Refining
Company; Continental Tobacco Company;
Federal Steel Corporation;
General Electric Company;
National Lead Corporation;
Pacific Mail Company;
People Gas Company;
Tennessee Coal and Iron Company;
United States Leather Company ve
United States Rubber Company.

21. yüzyıla baktığımızda yukarıda isimleri sayılan işletmelerden yalnızca bir tanesi değişen rekabet koşullarına ayak uydurabilmeyi başarmış ve bugün halâ faaliyetlerine devam etmektedir.

Liste göz önünde bulundurulduğunda ayakta kalmayı başarmış olan tek işletme General Electric’tir.

Diğer 11 işletme ise günümüze kadar gelmeyi başaramamıştır.

Bunlardan bazıları zaman içerisinde küçülerek daha yenilikçi ve büyük işletmeler tarafından satın alınmış,
bazıları ise değişen dünyanın yeni istek ve beklentilerine ayak uyduramayarak yok olmuştur. R.G. Cooper (1993) şöyle söylemektedir:

“İşletmecilik tarihi, yenilik yapamadığı ve ürün portföyünü güncel ve rekabetçi tutamadığı için daha yenilikçi rakipleri tarafından alt edilen işletmelerle doludur.”

Eğer bir işletme uzun yıllar boyunca ayakta kalmayı planlıyorsa, değişime hazır olmalı ve zamanı geldiğinde değişebilmelidir (Hollins, 2000, s.136).

Farklı endüstrilerde yürütülen bir çalışmanın sonuçlarına göre, anket gerçekleştirilen 700 işletmenin %75’i yeniliğin ve yenilik yönetiminin önemini vurgulamıştır (Perel, 2002, s.9).

Bu da göstermektedir ki, faaliyet gösterilen endüstriden bağımsız olarak her türdeki işletme yenilik yapabilmeli ve uygulayabilmelidir.

Bu istatistiklerin yanısıra yapılan başka çalışmalarda ulaşılan sonuçlara göre üst düzey karar alıcıların
göz ardı edilemeyecek bir kısmı yenilik çabalarının getirilerinden memnun olmadıklarını belirtmişlerdir.

Bu sonuç göstermektedir ki, üst düzey yöneticiler yeniliğin önemine inanmakla birlikte, bu sürecin nasıl başarılı bir şekilde yönetilebileceği konusunda yeterli bilgi birikimine sahip değillerdir.

Bu durumun altında yatan temel nedenlerden biri de yenilik konusunun tam anlamıyla anlaşılamamış olmasıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ