Reklam
Ben Duydum

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK
Reklam

TÜRKİYE’DE YOKSULLUK

Ekonomi politikalarına karar verirken, gelir dağılımı göstergelerinin yanında yoksulluk göstergeleri de büyük önem taşır.

Genel olarak yoksulluk, insanların temel gereksinimlerini karşılayamama durumudur.

Yoksulluğu iki türlü tanımlamak olasıdır.

Bunlardan dar anlamda yoksulluk; açlıktan ölme ve barınacak yeri olmama durumu iken, geniş anlamda yoksulluk; gıda, giyim ve barınma gibi olanakları yaşamlarını devam ettirmeye yettiği hâlde, toplumun genel düzeyinin gerisinde kalmayı ifade eder.

Yoksullukta, hane ve fertlere ilişkin faktörlerin yanı sıra toplumsal ve bölgesel faktörler de oldukça etkilidir.

Hanehalkı ve fertlerin özellikleri açısından bakıldığında hanehalkının büyüklüğü, serveti, fertlerin eğitim durumları, bağımlılık oranı, istihdam ve gelir durumları yoksulluğu belirleyen faktörlerdir.

Toplumsal faktörler arasında mülkiyetin dağılımı, kamu hizmetlerine erişim olanakları, altyapı ve beşerî sermaye sayılabilir.

Yoksulluğu etkileyen bölgesel faktörleri ise coğrafi yapı, iklim, toprak-su kaynakları, pazara yakınlık, bölge içi eşitsizlikler gibi birçok faktör şeklinde sıralayabiliriz.

Yoksullukla mücadele edebilmek için öncelikle yoksulluğu ölçmek gerekmektedir.

Bireylerin gelirleri veya  yaptıkları harcamalar üzerinden yapılan yoksulluk tanımları iki kategoride toplanır: Mutlak ve nispi yoksulluk.

Mutlak yoksulluk, hanehalkı veya bireyin yaşamını sürdürebilecek asgari refah düzeyini yakalayamaması durumudur.

Bir insanın hayatta kalabilmesi için gerekli minimum kalori miktarını almaya yönelik harcamayı gerçekleştiremeyen kişiler mutlak yoksul olarak tanımlanır.

Dünya Bankasının yaptığı yoksulluk analizlerinde 2011 yılı baz alınarak satın alma gücü paritesine göre, günlük kişi başına harcama açısından 1,90$ gelir, uluslararası yoksulluk sınırı olarak tanımlanmıştır.

Göreli (nispi) yoksulluk ise bireylerin, toplumun ortalama refah düzeyinin belli bir oranının altında olması durumudur.

Buna göre, toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelir ve harcamaya sahip olan birey veya hanehalkı göreli yoksul olarak tanımlanır.

TÜİK yaptığı çalışmalarda göreli yoksulluğu, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin %50’si olarak belirlemektedir.

Bu sınırların altında eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelire sahip olanlar yoksul olarak tanımlamaktadır.

Bu nedenle, Türkiye’de veya diğer gelişmiş olsa dahi başka bir ülkede göreli yoksulluğun tamamen ortadan kalkması söz konusu değildir.

Ancak gelir eşitsizliklerinin azalmasıyla göreli yoksulluğun da azalacağı söylenebilir.

Göreli Yoksulluk

Toplumun ortalama gelir veya harcama düzeyinin belli bir oranının (genelde %50) altında gelir veya harcamaya sahip olan birey veya hanehalkı göreli anlamda yoksul sayılmaktadır.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ