Reklam
Ben Duydum
SON HABERLER

07:05 Aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi hâlinde denetim sözleşmesinin yenilenmesi/güncellenmesi gerekmez?

07:02 Denetçi denetim süresince tespit ettiği bir iç kontrol yetersizliği ile ilgili olarak aşağıdaki gerekliliklerden hangisine uymak zorunda değildir?

07:00 Denetim şirketinin ve personelinin, mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uyduğuna ilişkin kendisine ve denetim şirketi veya sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların, içinde bulunulan şartlara uygun olduğuna ilişkin kendisine makul güvence sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

06:58 Türkiye Muhasebe Standartları’na göre hazırlanmış finansal tabloların Bağımsız Denetim Standartları’na uygun olarak denetimini yürütecek bir denetçinin aşağıdakilerden hangisi hakkında görüş vermesi beklenmez?

06:57 Denetçinin dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini teminen, mesleki muhakemesini olumsuz etkileyebilecek tesirlerden ari olarak görüş açıklamasına ne denir?

06:55 Denetçinin aşağıdaki hususlardan hangisine ilişkin alacağı karar, mesleki muhakemesini kullanmasını gerektirmez?

23:40 Denetim kanıtlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

23:37 Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun (KGK) yayınlamış olduğu Bağımsız Denetim Yönetmeliği’ne göre, denetim faaliyetinde bulunmak isteyenlerin denetçi olarak yetkilendirilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

23:33 Ord. Prof. Dr. Cahit Arf

00:50 2021/3 DÖNEMİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK STAJA GİRİŞ SINAVINA İLİŞKİN DUYURU

Türkiye’de Yoksulluk

Türkiye’de Yoksulluk
Reklam

Türkiye’de Yoksulluk

Genel olarak Türkiye’de açlık sınırının altında kalan nüfusun oranı oldukça düşük seviyelerdedir.

Kişi başına günlük harcaması, cari satın alma gücü paritesine göre, 1 doların altında kalan fert bulunmamaktadır.

Satın alma gücü paritesine göre eşik 2,15 dolar olarak alındığında, yoksul fert oranı 2014 yılında %0,03 seviyesine kadar gerilemiştir.

Ancak gıda ve gıda dışı harcamalar esas alındığında, 2009 yılında yoksulluk oranı %18,08 seviyesindedir.

Dünya Bankasının belirlediği SGP’ye göre günlük 5,50 $’lık gelir esas alındığında, 2002 yılında 20,7 milyon olan yoksul kişi sayısı, 2016 yılında 9,9 milyona gerilemiş; yoksulluk oranı da %31,8’den %7,8’e düşmüştür.

2006 yılında %18,6 olan göreli yoksulluk oranı, 2017 yılında %13,5 seviyesine gerilemiştir.

Bu oran, yaklaşık 10,6 milyon kişiye karşılık gelmektedir.

Yoksulluk sınırını medyan gelirin %60’ı olarak aldığımızda ise bu oranlar yükselmekte, 2017 yılı için %20,1 değerini almaktadır.

Ülkemiz açısından eğitim seviyesi arttıkça, yoksulluk oranlarının düştüğü görülmektedir.

Bir okul bitirmeyen ve okur-yazar olmayan kesimlerde yoksulluk oranının oldukça yüksek olduğu, her 4 kişiden birinin yoksul olduğu görülmektedir.

Toplam nüfusun da önemli bir kesimini oluşturan lise altı eğitimliler için yoksulluk oranı %12 seviyesindedir.

Toplam nüfus içinde payı artan yükseköğrenim mezunları arasında da yoksulluk oranı %1,5 seviyesindedir.

Ayrıca hanehalkı büyüklüğü arttıkça yoksulluk oranının arttığı dikkat çekmektedir.

Yoksulluk oranlarının Batı Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yüksek olduğu görülmektedir.

Doğu Marmara, Doğu Karadeniz ve Ege bölgeleri ise yoksulluğun görece düşük olduğu bölgelerdir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ