Reklam
Ben Duydum

Türkiye Ekonomisinde İstikrar Programları

Türkiye Ekonomisinde İstikrar Programları
Reklam

Türkiye Ekonomisinde İstikrar Programları

Türk ekonomisinde ilk kapsamlı istikrar programı 4 Ağustos 1958’de alınan kararlarıdır.

Bu program genel olarak bütçe açıklarının MB kaynakları ile finansmanını ve para arzındaki artışları frenleyerek enflasyonla mücadele etmeyi amaçlamakta idi.

1958-1960 döneminde istikrar programıyla amaçlanan sonuçlar tam olarak elde edilememiştir.

Bir sonraki istikrar programı 10 Ağustos 1970 tarihinde hayata geçirilmiştir.

İlk başlarda olumlu gelişmeler yaşansa da hemen ardından yaşanan 12 Mart 1971 Askerî Muhtırası, uluslararası para sisteminde yaşanan krizler, Kıbrıs Harekatı ve 1974 ve sonrasında yaşanan petrol krizleri, Türkiye ekonomisi birçok kanaldan olumsuz yönde etkilemiştir.

Yaşanan bu sıkıntılardan ardından 1978 ve 1979’da hayata geçirilemeyen istikrar kararları söz konusudur.

Türkiye ekonomisinin yönünü değiştiren kararlar 24 Ocak 1980 tarihinde alınmıştır.

Türkiye ekonomisi içe kapalı, ithal-ikameci ve devletçi yapıdan dışa açık, ihracatın öncülüğünde piyasa ekonomisine dayalı bir yapıya geçmeye başlamıştır.

Aynı yıl içinde yaşanan 12 Eylül Darbesi ile iş başına getirilen askerî hükûmet ve ardından iktidara gelen ANAP hükûmetleri, 24 Ocak 1980 Kararları doğrultusunda belli bir başarı sağlamış olsalar da ekonomide uzun vadeli istikrarı sağlama konusunda yeterli olamamıştır.

1988 yılında çözülemeyen sorunlar nedeniyle ekonomide düşük tonlu da olsa yeni bir kriz yaşanmıştır.

1990-1993 döneminde sağlam iktisadi temellere dayanmayan büyüme süreci sonrasında yeni bir kriz çıkmıştır.

Ekonomideki kriz ortamına çözüm olarak 5 Nisan 1994 Kararları açıklanmıştır.

Programın kısa vadeli hedefi, döviz piyasası ve dış dengede istikrarın sağlanmasıdır.

5 Nisan Kararları, konjonktürel ve yapısal hedeflere yönelik kararlar olarak iki ana bölümden oluşmaktadır.

Bu kararlar, içerik itibarıyla hem ortodoks hem de heterodoks özellikler göstermektedir.

Netice itibarıyla, uygulanan daraltıcı politikalar ve alınan tedbirlere rağmen, enflasyonun düşürülememesi, programın yükünün büyük ölçüde dar gelirliler üzerinde kalmasına, dolayısıyla gelir dağılımının kötüleşmesine yol açmıştır.

1995 ve 1999 döneminde ise ülke hem iç dinamiklerin neden olduğu kötü durum hem de Asya ve Rusya krizlerinin etkisiyle zor günler geçirmiştir.

Daha sonra Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizleri ülkeyi iyice zor duruma sokmuştur.

Türkiye, 2000 yılından itibaren artan likidite sıkıntısı, yapısal sorunlar, spekülatif hareketler ve siyasi istikrarsızlığın etkisiyle yıl sonunda en büyük krizlerden biriyle karşı karşıya kalmıştır.

Şubat 2001 Krizi’nin ardından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı yürürlüğe konmuştur.

14 Nisan 2001 tarihinde Mayıs ayında Niyet Mektubu hazırlanarak IMF ile görüşmelere başlanmıştır.

Yeni istikrar programının en önemli özelliklerinden birisi, enflasyonla mücadelede döviz çıpası yerine, gelecekteki enflasyon değerlerini dikkate alarak kısa vadeli faiz oranlarında değişikliğe gitme şeklindeki “örtük enflasyon hedeflemesi” stratejisinin benimsenmesidir.

Daha sonra alınan önlemler işe yaramış ve ekonomi hızla toparlanma sürecine girmiştir.

2001 yılı sonrasında alınan önlemler ve uygulanan politikalar ekonomide iyileşme sağlarken, 2008 yılında patlak veren küresel kriz ekonomiyi sarsmış ve ciddi oranda daralma yaşanmıştır.

Küresel krize dönüşen yapının ortaya çıkmasını tetikleyen temel dinamikler menkul kıymetleştirme, derecelendirme kurumlarının rolü, asimetrik bilgi ve makroekonomik arka plan (merkez bankalarının rolü) olmak üzere dört ana grupta toplanabilir.

Küresel krize karşı alınan tedbirler Avrupa’da bir borç krizinin doğmasına da ön ayak olmuştur.

Küresel krizle mücadelede uygulanan para politikası önlemlerinin başında merkez bankalarının faiz oranlarını düşürmesi gelmiştir.

Türkiye’de de hükûmet ve merkez bankası krize karşı pek çok alanda önlem paketleri açıklamıştır.

Bu tedbirler krizin etkisini nispeten azaltmıştır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ