Reklam
Ben Duydum

Türkiye Ekonomisinde HABERLEŞME SEKTÖRÜ

Türkiye Ekonomisinde HABERLEŞME SEKTÖRÜ
Reklam

Türkiye Ekonomisinde HABERLEŞME SEKTÖRÜ

Haberleşme faaliyetleri, ekonominin temel hizmet sektörlerinden biridir.

Haberleşmenin etkinliği ile ekonomik gelişme (kalkınma) arasında yakın ilişki vardır.

Bu sebeple 1980’li yılların başlarına gelene kadar haberleşme hizmetleri, devlet tekeli olarak yürütülmüştür.

Dünyada, 1980’lerde başlayan özelleştirme faaliyetleri sonucunda haberleşmede, özellikle telefon hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda, ülkelerin çoğu büyük başarı sağlamışlardır.

Arjantin, Pakistan, Güney Kore, Tayland, Peru, Portekiz, Şili, Hindistan, Malezya, Meksika, Endonezya ve Yunanistan gibi Türkiye’ye benzer ekonomik yapıdaki ülkelerin hepsinde telefon şirketleri özelleştirilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi’nde haberleşme hizmetinin düzenli ve modern bir şekilde yapılması, PTT’nin 13 Temmuz 1953 tarih ve 6154 sayılı Kanun ile bir İDT’ye dönüştürülmesiyle mümkün olmuştur.

Bu tarihten sonra haberleşme hizmetlerinde çok hızlı bir gelişim gözlenmiştir. 2000 yılında yürürlüğe giren ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nu değiştiren 4502 sayılı Telekomünikasyon Kanunu ile sektörde reform niteliğinde değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Temel değişiklik, sektördeki politika belirleme, düzenleme ve işletme fonksiyonlarının ayrılmasıdır.

4502 sayılı Kanun ile Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom), kamu iktisadi kuruluşu (KİK) olmaktan çıkartılmış ve etkin çalışmasının sağlanması amacıyla özel hukuk hükümlerine tabi, kamunun sadece hissedar sıfatı ile temsil edildiği bir şirkete dönüştürülmüştür.

Telekomünikasyon Kanunu ile tüm telekomünikasyon (haberleşme) hizmetlerinin, hizmetin niteliğine göre görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, ruhsat veya genel izin yoluyla yürütülmesi hükmü getirilmiştir.

Ayrıca, Telekomünikasyon Kurumu adı altında bağımsız düzenleyici bir kurum oluşturularak rekabetin sağlanmasına yönelik düzenleme faaliyetlerine başlanmıştır.

4502 sayılı Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının (şimdi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı) genel politikaları belirleyerek lisansları vermesi; Telekomünikasyon Kurumunun ise tüm telekomünikasyon hizmetlerine ait teknik, idari ve mali düzenlemeleri yapması ve bu düzenlemeler ve verilen lisanslar çerçevesinde denetim görevini yerine getirmesi öngörülmüştür.

Telekomünikasyon Kurumu, 4673 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra Türk Telekom ve mobil işleticilerle görev ve imtiyaz sözleşmelerini yenilemiştir.

Türk Telekom’un özelleştirilmesinde yabancılara hisse satışındaki sınırlamalar 16 Haziran 2004 ve 5189 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır.

Aynı Kanun ile altın hissenin kapsamı daraltılmış, uydu işletmesi Türk Telekom dışına çıkarılmış ve şirketin tüm alacaklarının sulh yoluyla tahsili hususunda bir düzenleme getirilmiştir.

11 Ekim 2004 tarih ve 2004/7931 sayılı Bakanlar Kurulu şirket hisselerinin %55’inin blok olarak satılmasına ilişkin ihale sürecinin 2004 yılı sonundan önce başlatılması kararlaştırılmıştır.

Türk Telekom’un %55 hissesinin blok satış yöntemi ile Oger Telekom Konsorsiyumuna 6,55 milyar dolar karşılığında satışı, Temmuz 2005’te gerçekleşmiştir.

Fakat geçen sürede Türk Telekom’un en büyük hissedarının borcunu ödeyememesi dolayısıyla ortaya çıkan düğüm, şirketin hisselerinin devredilmesiyle
çözülmüştür.

Türk Telekom’un en büyük hissedarı olan OTAŞ’ın sahip olduğu %55 hisse, özel amaçlı ortak girişim şirketine (SPV-Special Purpose Vehicle) devredilmiştir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ