Reklam
Ben Duydum
SON HABERLER

07:05 Aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi hâlinde denetim sözleşmesinin yenilenmesi/güncellenmesi gerekmez?

07:02 Denetçi denetim süresince tespit ettiği bir iç kontrol yetersizliği ile ilgili olarak aşağıdaki gerekliliklerden hangisine uymak zorunda değildir?

07:00 Denetim şirketinin ve personelinin, mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uyduğuna ilişkin kendisine ve denetim şirketi veya sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların, içinde bulunulan şartlara uygun olduğuna ilişkin kendisine makul güvence sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

06:58 Türkiye Muhasebe Standartları’na göre hazırlanmış finansal tabloların Bağımsız Denetim Standartları’na uygun olarak denetimini yürütecek bir denetçinin aşağıdakilerden hangisi hakkında görüş vermesi beklenmez?

06:57 Denetçinin dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini teminen, mesleki muhakemesini olumsuz etkileyebilecek tesirlerden ari olarak görüş açıklamasına ne denir?

06:55 Denetçinin aşağıdaki hususlardan hangisine ilişkin alacağı karar, mesleki muhakemesini kullanmasını gerektirmez?

23:40 Denetim kanıtlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

23:37 Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun (KGK) yayınlamış olduğu Bağımsız Denetim Yönetmeliği’ne göre, denetim faaliyetinde bulunmak isteyenlerin denetçi olarak yetkilendirilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

23:33 Ord. Prof. Dr. Cahit Arf

00:50 2021/3 DÖNEMİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK STAJA GİRİŞ SINAVINA İLİŞKİN DUYURU

Türkiye Ekonomisinde Denizyolları

Türkiye Ekonomisinde Denizyolları
Reklam

Türkiye Ekonomisinde Denizyolları

Deniz ulaşım hizmetleri, liman ve iskeleler arasındaki her türlü mal ve insan taşınmasını kapsar.

Özellikle mal ulaşımında denizde taşıma en ucuz olanıdır.

Bu avantajlarından dolayı günümüzde dış ticarete konu olan malların %80’inin taşınması denizyolu ile yapılmaktadır.

Türkiye’de yurt dışı yük taşımacılığında denizyolları, karayollarının ardından ikinci sırada gelmektedir.

Ortalama bir hesapla, deniz ulaştırmasının maliyeti karayolu ulaştırma maliyetinin 75’te 1’ine karşılık gelmektedir.

Çünkü karayolunda 1 metre hızla 1 beygir gücü enerji ile taşınabilen bir ağırlık, demiryollarında 8 kat, denizyollarında ise 75 kat daha fazladır.

Ayrıca, denizyolunun inşa ve bakım gideri yoktur.

Dünya denizyolu ticaretinde konteynır taşımacılığı büyük bir hızla artmaktadır.

Konteynır taşımacılığı sayesinde limanlara gelen yük miktarı çoğalmıştır.

Klasik taşımacılığın limana bağımlı olan sınırları konteynırlarla birlikte kapıdan kapıya taşımacılığa kadar genişlemiş, limanlar konteynırların geçiş noktası durumuna gelmiştir.

Konteynır taşımacılığı, özellikle pahalı mallar ve yükleme-boşaltmada zarar görme ihtimali yüksek olan mallar ile soğutma tertibatıyla taşınması gereken yüklerin
taşınmasında büyük kolaylık sağlamaktadır.

Osmanlı Devleti’nin kıyılarının uzun olması sebebiyle 1909 yılında kurulan Osmanlı Seyrisefain İdaresi, Türk kıyıları arasındaki deniz taşımacılığı hakkı yabancılara bırakıldığı için başarılı olamamıştır.

Lozan Anlaşması ile Türkiye, kendi kıyıları ve Türk karasularında gemi işletme hakkını (kabotaj hakkı), yabancılardan almıştır.

Kabotaj tekeli, 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dâhilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkında Kanun ile 19 Nisan 1926 tarihinde yasallaştırılmıştır.

1 Temmuz 1926’da Lozan Anlaşması’na dayanılarak Türk limanları arasında sadece Türk gemileri eşya ve yolcu taşıma hakkına sahip olmuştur.

Kabotaj hakkı, Cumhuriyet Türkiye’sinin elde ettiği uluslararası başarıların başında gelir.

Bugünkü deniz ticaret filosu, sermaye varlığını kabotaj hakkını kullanarak yapmıştır.

Bu  hak, Osmanlı Devleti’nin yabancılara verdiği kapitülasyonların kaldırılması sonucu elde edilmiştir.

Kapitülasyonların kaldırılması ise Lozan Barış Anlaşması’nın 28’inci maddesi ile sağlanmıştır.

Osmanlı Seyrisefain İdaresi, Cumhuriyet Dönemi’nde Türkiye Seyrisefain İdaresi’ne dönüşmüş, 1933 yılında limanlar arasında yolcu taşıma hakkı, özel teşebbüsten alınarak devlete bırakılmıştır.

1938 yılında Denizbank kurulmuş, 1939’da iktisadi devlet teşekkülü (İDT) olan Devlet Denizyolları Umum Müdürlüğü oluşturulunca, Denizbank bu kuruluşa devredilmiştir.

1952 yılında 5842 sayılı Kanun ile Denizcilik Bankası TAO (Türk Anonim Ortaklığı), Denizyolları Umum Müdürlüğünün yerini almak üzere Ulaştırma Bakanlığına bağlı bir katma bütçeli kuruluş olarak yeniden organize edilmiştir.

20 Temmuz 1960 tarih ve 23 sayılı Kanun ile iktisadi devlet teşekkülü olmuştur.

Denizcilik Bankası Deniz Nakliyatı TAO, dünya ve Türkiye denizlerinde yük taşımacılığı yapmak üzere 5842 sayılı Kanun’a göre kurulmuştur. D

enizcilik sektörüne finansman sağlamak amacıyla kurulan Denizbank 1992 yılında Emlak Bankası çatısı altına alınmış, 1997 yılında ise mevcut yapıdan çıkartılıp özelleştirilmiştir.

Denizcilik faaliyetlerine devam eden Deniz Nakliyat ise 2000 yılında özel sektöre devredilmiştir.

Türkiye, denizle iç içe yaşayan bir ülkedir, bu nedenle deniz ulaşımı Türkiye için çok önemlidir.

Kıyılarımızın uzunluğu Akdeniz’in boyunun 2,5 katı kadardır. Türkiye’de şehirlerin %40’ının deniz kıyısı vardır.

Buna karşılık, ölçek ekonomisi yakalanamadığı için Türkiye’deki limanlara yeterli yük çekilememekte, Türkiye deniz yolunda transit bir ülke olamamaktadır.

Bu sebeple Türkiye’de liman başına elleçlenen (handling) yük miktarları AB’nin Akdeniz limanlarındaki ortalamalardan düşük kalmaktadır.

Türkiye’nin denizyolunda transit ülke olması için limanlardaki yük ve elleçleme miktarının Akdeniz’deki önemli limanları geçmesi gerekmektedir.

Deniz güvenliği konusuna yönelik olarak Türk bandırasının sicili son dönemde iyileşme göstermiş, Türkiye’nin dış ticaretinin %50’sinin gerçekleştiği AB ülkeleri nezdindeki kara listenin çok yüksek risk kategorisinden, orta-yüksek risk kategorisine geçilmiştir.

Kabotaj, bir ülkenin kendi karasuları içinde kalan deniz çevresini kullanması (ya da kullandırtması) hakkıdır.

1926’dan önce Türk limanları arasındaki yük ve yolcu taşımacılığı yabancıların tekelinde idi.

Elleçleme, gümrük gözetimi altındaki eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri, havalandırılması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade eder.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ