Reklam
Ben Duydum
SON HABERLER

07:05 Aşağıdaki durumlardan hangisinin gerçekleşmesi hâlinde denetim sözleşmesinin yenilenmesi/güncellenmesi gerekmez?

07:02 Denetçi denetim süresince tespit ettiği bir iç kontrol yetersizliği ile ilgili olarak aşağıdaki gerekliliklerden hangisine uymak zorunda değildir?

07:00 Denetim şirketinin ve personelinin, mesleki standartlara ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine uyduğuna ilişkin kendisine ve denetim şirketi veya sorumlu denetçi tarafından düzenlenen raporların, içinde bulunulan şartlara uygun olduğuna ilişkin kendisine makul güvence sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

06:58 Türkiye Muhasebe Standartları’na göre hazırlanmış finansal tabloların Bağımsız Denetim Standartları’na uygun olarak denetimini yürütecek bir denetçinin aşağıdakilerden hangisi hakkında görüş vermesi beklenmez?

06:57 Denetçinin dürüstlük, tarafsızlık ve mesleki şüphecilik içinde hareket etmesini teminen, mesleki muhakemesini olumsuz etkileyebilecek tesirlerden ari olarak görüş açıklamasına ne denir?

06:55 Denetçinin aşağıdaki hususlardan hangisine ilişkin alacağı karar, mesleki muhakemesini kullanmasını gerektirmez?

23:40 Denetim kanıtlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

23:37 Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun (KGK) yayınlamış olduğu Bağımsız Denetim Yönetmeliği’ne göre, denetim faaliyetinde bulunmak isteyenlerin denetçi olarak yetkilendirilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

23:33 Ord. Prof. Dr. Cahit Arf

00:50 2021/3 DÖNEMİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK STAJA GİRİŞ SINAVINA İLİŞKİN DUYURU

Tarım Sektörünün Genel Özellikleri

Tarım Sektörünün Genel Özellikleri
Reklam

Tarım Sektörünün Genel Özellikleri

Tarım sektörü, sanayi ve hizmet sektörleriyle karşılaştırıldığında, daha ziyade doğal kaynakları kullanarak açık havada üretimin yapıldığı bir sektördür.

Tarım sektörünün genel özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

• Tarımsal üretim iklim şartlarına bağlıdır:

Alınacak birtakım önlemlerle iklim koşullarının sebep olacağı birtakım olumsuzlukları azaltmak mümkün olsa da doğa koşulları tarımsal üretim üzerinde hâlâ belirleyici bir unsurdur.

• Tarımsal üretim mevsimlerin ritmine bağlıdır:

Bazı tarımsal üretim faaliyetlerinin mutlaka belirli mevsimsel şartlar altında yapılması gerekir.

• Tarım kesiminde üretim tekniklerini geliştirebilme imkânları sınırlıdır:

Tarım sektörü, diğer sektörlere kıyasla, daha ziyade emek yoğundur ve çok ileri olmayan teknolojileri kullanır.

Bu durum bölgeler, aileler ve ürünler arasındaki verimlilik farklılıklarının altında yatan en önemli etmenlerden biridir.

• Tarımsal mallara yönelik talebin gelir esnekliği düşüktür:

Tarımsal mallar genellikle temel / zorunlu mal statüsünde olduğu için, bu malların talebindeki değişme tüketicilerin gelirlerindeki değişmeden fazla etkilenmez.

Buna göre, kişilerin gelirleri arttıkça tarımsal mal ve hizmetlere yaptıkları harcamalar, gelire oranla daha az artar.

Hatta bazı mallara yönelik talep, gelir arttıkça azalır; ki bu tür mallara iktisat literatüründe düşük mal denir.

• Tarım sektöründe üretim alanları dağınıktır:

Tarım sektöründe faaliyet gösteren firmalar dağınık bir yapı içerisinde şekillenmiştir.

Bunlar, genellikle küçük aile şirketleri olduğu için birleşmekte zorluk çekmekte ve iş bölümü ile uzmanlaşmanın sağlayabileceği verimlilik avantajından yoksun kalmaktadırlar.

• Tarımsal işletmelerin içerisinde bulundukları piyasa koşulları farklılık arz eder:

Genel olarak, tarım sektöründe faaliyette bulunan firmaların üretmiş oldukları malları arz ederken tam rekabet piyasası koşullarına, hammadde temininde ise aksak rekabet piyasası koşullarına tabi olduklarını söylemek mümkündür.

• Tarım sektöründe “azalan verimler kanunu” geçerlidir:

Buna göre, tarım sektöründe faaliyette bulunan bir firma sürekli olarak verimlilik dezavantajı ile karşı karşıyadır.

Çünkü, tarımsal faaliyet yapılan tarım arazisinin kısa dönemde genişletilmesi söz konusu olmadığı için üretici, artan üretime paralel olarak verimi azalan
bir sabit faktör kısıtıyla karşı karşıyadır.

• Tarımsal üretim canlı varlıkları konu alır:

Bu durum, üretim ile hasat ve hasat ile satış arasında bir gecikmenin oluşmasına neden olur.

Bu gecikme; iklim, hava koşulları, girdi kalitesi, mevsimsel etkiler ve yasal düzenlemeler gibi faktörlerden etkilenir.

• Tarımsal ürün fiyatları istikrarsızdır:

Bu durumun temel sebebi, tabiat (doğa) koşullarındaki beklenmedik değişikliklerdir.

Tarımsal ürün arzı fazla olduğunda, ürün fiyatları geriler; buna karşın, ürün arzı daraldığında ise fiyatlar bir anda yükselir.

Alman istatistikçisi Ernest Engel (1821-1896) iktisadi gelişim sürecinde tüketicilerin ya da hanehalklarının gelirlerindeki artış ile bunların tüketim eğilimleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyduğu araştırmasında, tüketicilerin gelirlerindeki yüzde artışın tam olarak gıda ürünleri tüketimine yansımadığını, gıda ürünleri tüketimindeki artışın oransal olarak gelir artışının altında kaldığını tespit etmiştir.

Tarımsal mallar da birer gıda ürünü olmaları sebebiyle, artan gelir karşısında tüketimi o kadar artmayacaktır.

Ancak, günümüzde bazı özellikli tarımsal malların varlığı bu ilişkinin esnemesine sebep olabilir.

Örneğin, günümüzde tüketiciler daha sağlıklı tarımsal ürün tüketebilmek için gelirlerinde meydana gelen artışın büyük bir kısmını bu ürünlerin tüketimine
harcayabilmektedir.

Dolayısıyla, Engel’in yapmış olduğu analizi tarım ürünleri açısından yeniden gözden geçirmek daha doğru olacaktır.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ