Reklam
Ben Duydum

Tarım Sektöründe Arazi Yapısı ve İşletme Büyüklüğü

Tarım Sektöründe Arazi Yapısı ve İşletme Büyüklüğü
Reklam

Tarım Sektöründe Arazi Yapısı ve İşletme Büyüklüğü

2017 yılı itibarıyla Türkiye’de tarım ve orman arazilerinin büyüklüğü 60.345 bin hektar olup; bunun %63’ü (38.002 bin hektarı) tarımsal, kalan %37’si ise orman alanıdır.

Toplam tarımsal alanın %62’si işlenen tarımsal alan, kalan %38’i çayır ve mera arazisi konumundadır.

Toplam işlenen tarımsal alanın %66’sı ekilen tahıl alanı, %16’sı nadas, %9’u meyveler, içecek ve baharat, %4’ü zeytin, %3’ü sebzeler ve %2’si bağ olarak kullanılmaktadır.

Türkiye’de tarım arazileriyle ilgili en önemli sorun, çoğunlukla arazilerin oldukça küçük birimlerden oluşması ve aşırı parçalılık durumudur.

Tarımsal üretimin hâlâ büyük oranda geleneksel aile işletmeciliği usulü ile yapılması ve arazi miras hukukunun nesilden nesile bu bölünmeye müsait olmasından dolayı, tarım arazileri miras yoluyla çok küçük birimlere kadar bölünmüş ve bir tarım işletmesinin sahip olduğu parça sayısı giderek artmıştır.

Dolayısıyla, bu kadar çok parçalı bir arazi yapısıyla sektörün verimli bir üretim ve etkin bir piyasa yapısının oluşturulması mümkün değildir.

Bu sorunun giderilebilmesi için, değişik dönemlerde arazi toplulaştırmasına yönelik girişimlerde bulunulmuş, 1961 yılından bu yana çeşitli hükûmetler döneminde toprak reformu yasaları çıkarılmış; ancak ülkenin geleneksel ekonomik, sosyal ve kültürel yapısının bir sonucu olarak istenen başarı bir türlü elde edilememiştir.

Dolayısıyla, bu sorunun çözümü, miras hukukundan başlayarak oldukça kapsamlı bir çalışmayı gerektirmekte ve toplumun ikna edilmesinden geçmektedir.

Zira arazi toplulaştırma faaliyetlerinden sorumlu kuruluş olarak Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün açıklamalarına göre, toplulaştırmanın amacı küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenlemektir.

Türkiye’deki 28 milyon hektar tarım alanının yaklaşık yarısı (14,2 milyon hektar) toplulaştırmaya elverişlidir.

Ekim 2018’e kadar resmi olarak tamamlanan  toplulaştırma oranı %10’un biraz üzerindedir.

Türk tarım sektörünün bir diğer sorunu ise tarım işletmelerinin küçük geleneksel aile işletmeleri şeklinde olmasıdır.

Nitekim, hanehalkı düzeyinde üretim yapanların oranı %99,8 iken, tarım arazilerinin de %97,6’sı bunlar eliyle işletilmektedir.

TÜİK’in 2016 yılı Tarımsal İşletme Yapı Araştırması sonuçlarına göre, tarımsal işletmelerin yaklaşık %81’i 100 dekardan küçük işletme büyüklüğü gruplarında yer almaktadır.

Bu işletmelerin tasarrufunda bulundurduğu arazi ise toplam arazinin %29’unu oluşturmaktadır.

Ayrıca, işletmelerin tarım arazisi parça sayısı incelendiğinde, işletme başına düşen tarım arazisi parça sayısı yaklaşık 6 adet olup, tarım arazisi ortalama parça büyüklüğü ise yaklaşık 13 dekardır.

Türkiye’deki ortalama tarımsal işletme büyüklüğü AB ortalamasının altındadır.

Türkiye tarımsal girdi fiyatları, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında ve kişibaşına gelir düzeyinde dikkate alındığında, yüksektir.

Girdi fiyatları yüksek olması hem üretimi hem de verimliliği etkilemektedir.

Türkiye’de ortalama işletme büyüklüğü 6,1 hektar iken, AB-27 ortalaması 12,6 hektar, AB-15 ortalaması 22 hektar, Polonya ortalaması 6,5 hektar, İngiltere ortalaması 54 hektar ve İspanya ortalaması ise 24 hektardır.

 

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ