Reklam
Ben Duydum

Sosyal Güvenlik ile İlgili Kuruluşların Birleştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası

Sosyal Güvenlik ile İlgili Kuruluşların Birleştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası
Reklam

Sosyal Güvenlik ile İlgili Kuruluşların Birleştirilmesi ve Genel Sağlık Sigortası

2000’li yıllara gelindiğinde, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminde üç farklı örgütlenmenin yanı sıra farklı yasal düzenlemeler mevcut idi.

Bu ise sosyal güvenlik kapsamındaki bireylerin hak ve yükümlülükleri arasındaki norm ve standart birliğini ortadan kaldırmıştır.

Bu farklılıkların giderilmesi, norm birliğinin sağlanması ve sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulması amacıyla sosyal güvenlik reformu yapılması gereği ortaya çıkmıştır.

Esasında sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesi fikrine ilk kez Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (1963-1967) yer verilmiştir.

16 Mayıs 2006’da kabul edilen 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında toplanmıştır.

Böylece farklı kurum ve kanunlara tabi sigortalıların sigorta hak ve yükümlülüklerinin eşitlenmesi, mali olarak sürdürülebilir tek bir emeklilik ve sağlık sigortası sisteminin kurulması öngörülmüştür.

Sosyal güvenlikteki bu reform süreci ile aynı zamanda nüfusun tamamına eşit, kolay ulaşılabilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunumunu amaçlayan genel sağlık sigortası sisteminin oluşturulması hedeflenmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (Ekim 2006) ile genel sağlık sigortasına geçilmesi kararlaştırılmıştır.

Anayasa Mahkemesi süreci nedeniyle 5510 sayılı Kanunun tüm hükümleri ile yürürlüğe girmesi 1 Ekim 2008’de mümkün olabilmiştir.

Genel sağlık sigortası ile toplum kesimlerinin neredeyse tamamı sosyal güvence altına alınmıştır.

Türk Sosyal Güvenlik Sistemi’nin ilk kurumu 1946’da oluşturulan İşçi Sigortaları Kurumudur.

Bu kurum 1965’te Sosyal Sigortalar Kurumuna (SSK’ya) dönüştürülmüştür.

1950’de 11 farklı emekli sandığı birleştirilerek Emekli Sandığı kurulmuştur.

BAĞ-KUR ise 1972 yılında kurulmuştur.

2006 yılındaki 5502 sayılı Kanun ile Emekli Sandığı, SSK ve BağKur, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında toplanmıştır.

5502 ve 5510 sayılı kanunlarla SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR’un SGK çatısı altında toplanmasının yanı sıra farklı kalite ve kapsamdaki uygulamalar yerine, devletin tüm vatandaşlarına aynı sosyal güvencenin sağlanması için sunulan hizmetlerde norm ve standart birliği getirilmiştir.

1 Ocak 2012 tarihinden önce herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan yeşil kart sahipleri de genel sağlık sigortası (GSS) kapsamına alınmıştır.

GSS kapsamında ödenecek primler ise gelir testi sonuçlarına göre belirlenmektedir.

Gelir testi sonucuna göre aile içinde kişi başına düşen aylık ortalama gelirleri asgari ücretin üçte birinin altında olanlar, primi devlet tarafından karşılanarak sağlık hizmetlerinden faydalanmaya devam edeceklerdir.

2017 yılı verilerine göre, GSS kapsamındaki yaklaşık 9,8 milyon kişinin büyük bir kısmının (beşte dördünün) primleri devlet tarafından ödenmektedir.

2015-2017 döneminde, primi devlet tarafından ödenenlerin sayısı giderek artmıştır.

Gelir Testi: Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan vatandaşların prim ödeyip ödeyemeyeceklerini; ödeyeceklerse ne kadar prim ödeyeceklerini belirleyen işlem gelir testidir.

Bu kapsamdaki vatandaşlar genel sağlık sigortalısı oldukları tarihten itibaren ikametlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına müracaat ederek gelir testi yaptırmaktadırlar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ