Reklam
Ben Duydum

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (5)

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (5)
Reklam

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (5)

Bütün bunların sonucunda sanayi ürünleri üretimi ve ihracatı hızla gelişmiş, toplam ulusal gelir içinde sanayi sektörünün payı artmıştır.

Aslında Türkiye, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Singapur gibi uzak doğu ülkelerinin ihracata dönük sanayileşme stratejilerini 1960’lı yıllarda benimseyip uygulamaya koymuş olsaydı, bugün sanayileşme konusunda karşılaştığı sıkıntıların büyük bir kısmından uzak kalacaktı.

1963 yılında başlayan planlı ekonomi döneminden günümüze (2019) kadar Türkiye’de 11 adet kalkınma planı hazırlanmıştır.

Planların iktisadi felsefeleri ve yaklaşımları kapsamında; 1960 öncesi planları devletçi, kısmi, 1960-1980 planları karma ekonomi, bütüncül, 1980-2000 planları liberal, stratejik olarak nitelendirilebilir.

Sanayileşmede 1980 öncesinde ithalat ikamesi politikaları, 1980 sonrasında ise açık ekonomiye geçiş, yönlendirici olmuştur.

Birinci plan (BBYKP) ve ikinci plan (İBYKP), 15 yıllık (1963-1977) perspektif plana göre hazırlanmıştır.

BBYKP temel altyapı yatırımlarına, istihdam sorununa ve yeniden düzenleme konularına ağırlık verirken, İBYKP özellikle sanayi sektörünün ekonomide sürükleyici sektör niteliği kazanması ilkesini benimsemiştir.

Değişen dünya şartları ve Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile ilişkileri dikkate alınarak 22 yıllık (1973-1995 dönemini kapsayan) yeni bir perspektif plan hazırlanmıştır.

Yeni bir perspektifle hazırlanan plan, I995 yılında ulaşılmak istenen gelir seviyesi ve üretim yapısını belirlemiş, mevcut potansiyelin en yüksek seviyede değerlendirilmesini amaçlamıştır.

Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007- 2013), “İstikrar içinde büyüyen, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen, AB’ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” vizyonu ve Uzun Vadeli Strateji (2001- 2023) çerçevesinde hazırlanmıştır.

Türkiye’yi 21. yüzyıla hazırlamanın gerekli alt yapısını oluşturmak amacıyla hazırlanan Uzun Vadeli Gelişme Stratejisi’nin ortaya koyduğu perspektif, öncelikleri ve politikaları itibarıyla çağın değişen ekonomik ve sosyal gelişmelerini dikkate almaktadır.

2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı’nda uygulanacak ekonomik ve sosyal politikalar, Cumhuriyet’in 100. yılında, Türkiye’nin belirlediği hedeflere ulaşmasını ve ekonomik refahla birlikte sosyal refahı da artırmasını hedeflemiştir.

1963 yılından itibaren 11 adet kalkınma planı uygulanırken; istikrarlı büyüme, enflasyonla mücadele, vatandaşların refah seviyesinin yükseltilmesi ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması planların değişmez hedefleri olmuştur.

Planlı dönemde hedeflerin altında performans yakalanmıştır.

Bu dönemde sanayileşmede başarılı olunmakla beraber, 1990’lı yıllarda krizlerin de etkisiyle sanayileşme hamlesi yavaşlamıştır.

Uluslararası yatırım danışmanlık kuruluşu olan Goldman Sachs’ın tahminlerine göre, Türkiye’nin gelecek yıllarda büyüme eğilimleri aynı yönde olduğu takdirde, 2050 yılında dünyanın 9’uncu büyük ekonomisi olacağı tahmini gerçekçi değildir.

TÜSİAD’ın hazırladığı Vizyon 2050 Raporu’na göre de 2050 yılında Türkiye dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi içinde yer almayacaktır.

J. Fouré ve diğerleri tarafından yapılan bir çalışmada da Türkiye 2050 yılında ilk 10 ülke arasında yer almamaktadır.

2010, 2025 ve 2050 yıllarında dünya ekonomisi içindeki ilk 8 ülke, aşağıdaki şekilde gösterilmiştir (https://tusiad.org/tr/yayinlar/raporlar/item/5141-vizyon2050-turkiye Erişim 12.12.2018).

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ