Reklam
Ben Duydum

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (1)

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (1)
Reklam

Planlı Dönemde Sanayi Sektöründe Gelişmeler (1)

Türkiye ekonomisi 1960 yılına gelinceye kadar plansız büyümüş, 1950’lerin ikinci yarısından sonra bütün sektörlerin büyüme hızı yavaşlamıştır.

Kamu kesiminin ekonomideki ağırlığının azaltılması amaçlanmasına rağmen bu sağlanamamıştır.

Yürütülen projeler sağlam kaynaklarla finanse edilememiş ve Türkiye dağınık bir şantiye görünümüne bürünmüştür.

27 Mayıs 1960 askerî darbesinden sonra ekonominin bir plana bağlanması fikri genel kabul görünce, planlama bir kurum olarak 1961 Anayasası’na girmiştir.

1961 yılında çıkarılan kanun ile Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş ve kalkınma planlarını hazırlamak ve yürütmekle görevlendirilmiştir.

Böylece, Türkiye’de 1962’den sonra planlı kalkınma dönemi başlamıştır.

Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (BBYKP) 1962 yılına yetişmediği için bir yıllık program hazırlanmış ve Birinci Plan 1963 yılında yürürlüğe konmuştur.

Plan (BBYKP), 15 yıllık uzun vadeli bir planın ilk uygulama dönemi olmuştur.

Türkiye’de 1963 yılından sonra uygulanan 5’er yıllık kalkınma planı dönemlerinde sanayiye dayalı büyüme temel amaçlardan biri olmuştur.

1980 yılına kadar ithal ikamesi, 1980 sonrasında ise ihracata dönük sanayileşme politikası izlenmiştir.

Türkiye’de sanayi politikası, tek başına bağımsız bir politika alanı değildir.

Sanayi politikası, dış ticaret, yatırım, enerji, teknoloji, kalite iyileştirme, çevre, işgücü, KOBİ ve rekabet gibi politikalarla doğrudan ilgilidir.

Ayrıca, her bir sektörün özel ihtiyaçlarından dolayı sektörel politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.

1930’lu yıllardaki Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ve İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile 1960’lı yıllardaki Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ve İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı birbiriyle karıştırmayınız.

Kalkınma planları, 1930’lu yıllarda hazırlanan BBYSP ile İBYSP’de olduğu gibi tüm önceliğin ve ağırlığın sanayi sektörüne verildiği dengesiz gelişme felsefesine dayanmamıştır. Ayrıca her plan, sanayileşmeye farklı ağırlık vermiştir.

BBYKP daha çok sosyal içerikli olduğu için, kırsal kesimin kalkınması bu planda ağırlık taşımıştır.

İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (İBYKP), ilk plana (BBYKP) göre sanayileşme daha önemli bir amaç olmuştur.

İthal ikamesi yoluyla sanayi malının yerli üretimi önem taşımış, bu üretimin maliyeti, fiyatı, rekabet şansı, kalitesi ve uzun dönemde gelişmeye etkisi üzerinde durulmamıştır.

Türkiye’de özellikle ilk iki planda tam anlamıyla ithal ikameci bir sanayileşme modeli benimsenmiştir.

Türkiye’de tüm kalkınma planlarında sanayileşmeye öncelik verilmiş ve ekonomik kalkınma ile özdeş sayılmıştır.

BBYKP’de dayanıklı tüketim mallarının ithal ikamesi amaçlanmıştır.

Ara ve yatırım mallarının da ithal ikamesini kamu sektörü sağlamış, özel sektör İBYKP ve Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (ÜBYKP) dayanıklı tüketim malları üretiminde yoğunlaşmıştır.

Böylece, özel sektör ile kamu kesimi arasında doğal bir iş bölümü de kendiliğinden oluşmuştur.

Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda (DBYKP’de) sınai malı ihracatına önem verilmiş, fakat bu gelişme sanayileşmede strateji değişikliğine yol açmamıştır.

Aslında, Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde 1980 yılına kadar ithal ikameci sanayileşme modeli izlenmiş ve hükûmetler dengeli bir sanayileşme stratejisini benimsemişlerdir.

Sanayileşme stratejisi, toplumda sanayileşmeyi gerçekleştirmek için izlenen modelleri, sanayileşme politikaları ise bu stratejiyi uygulamaya koyan araçları kapsar.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ