Reklam
Ben Duydum

Osmanlı Son Dönemi Dış Ticaret Açığı (1880-1913)

Osmanlı Son Dönemi Dış Ticaret Açığı (1880-1913)
Reklam

Osmanlı Son Dönemi Dış Ticaret Açığı (1880-1913)

Osmanlı dış ticaret politikası, ürün bolluğunu esas alan bir anlayışa sahip idi.

Dönemin uluslararası çağdaş dış ticaret anlayışının yeterince anlaşılamadığı söylenebilir.

Türkiye benzer bir uygulamayı planlı dönem olarak nitelenebilecek 1963-79 döneminde de yaşamış ve bu politikanın alternatif maliyeti bir hayli yüksek olmuştur.

Osmanlı dış ticaret anlayışı klasik tarım imparatorluğu anlayışına paralel olarak temelde ihracatı engelleyici, ithalatı artırıcı bir özelliğe sahip idi.

Bunun bir gerekçesi Ümit Burnu’nun keşfinin etkilerini telafiyi amaçlayan kapitülasyonlar (özellikle 1838 Türk-İngiliz Ticaret Anlaşması) ise diğer önemli bir gerekçesinin de iç pazarda mal arzını artırmak yoluyla fiyat istikrarını sağlama amacı olduğu söylenebilir.

thalatın ihracatı karşılama oranının %60’tan düşük olması, devletin bu kategoride ciddi bir gelire sahip olmasını da engellemiştir.

İngilizlerle imzalanan ticaret anlaşmasından sonra, Osmanlı diğer Düvel-i Muazzama ile de benzeri ticaret anlaşmaları yapmıştır.

1838-64 döneminde Osmanlı Devleti ticaret anlaşmaları ile dış etkilere açılmış ve yabancılara, kendi ülkelerinde dahi göremeyecekleri derecede, yasal ve kurumsal sınırlamalardan azade (serbest) bir ortam sağlanmıştır.

İhracatta tarım ürünleri ve madenler ağırlıklı kısmı oluşturmakta idi.

Tarım ürünleri de genelde işlenmiş tarım ürünleri şeklinde değil de pamuk, tütün, fındık, ipek, incir, afyon gibi daha çok işlenmemiş ürünlerden oluşmaktaydı.

Osmanlının ithalatında ise dokuma ve giyim eşyası, şeker, un, diğer gıda maddeleri ve yakıtlar başta gelmekteydi (Tokgöz, 1995).

Düvel-i Muazzama: Osmanlı’da İngiltere, Almanya, Rusya ve Fransa gibi büyük devletlere verilen addır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ