Reklam
Ben Duydum

Kişisel Gelir Dağılımı

Kişisel Gelir Dağılımı

Kişisel Gelir Dağılımı

Kişisel gelir dağılımı bize gelirin bireyler ya da haneler arasındaki dağılımını/ eşitsizliğini gösterir.

Bu dağılımda kişilerin gelir düzeyleri onların sosyal/ sınıfsal durumlarından bağımsız olarak ele alınır.

Kişisel gelir dağılımında bireyler ya da haneler elde ettikleri gelirlerinin büyüklüğüne göre sıralanır ve bu yolla gelir eşitsizliği ölçülür.

En yaygın olan yöntem, hane halklarının %20’lik 5 dilime bölünmesidir.

Kişisel gelir dağılımı, ekonomik eşitsizliğin olduğu kadar sosyal eşitsizliğin de oldukça iyi bir göstergesidir.

Bu istatistikler aracılığıyla kişisel gelirin mesleklere, sektörlere, bölgelere ve eğitim durumuna göre dağılımını da izlemek mümkündür.

2006 yılından itibaren aynı yöntemle hesaplanan Gini değerlerine baktığımızda, 2009 yılındaki bozulmanın dışında 2015 yılına kadar gelir eşitsizliğinde azalma trendi görülmektedir.

2009’daki bozulma 2008’deki küresel mali krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sonucudur.

2016 yılından itibaren ise Gini katsayısı değeri tekrar 0,40’ın üzerine çıkmış, gelir eşitsizliği artmaya başlamıştır.

2017 yılı için P80/P20 oranının sonucu, 7,4’tür.

TÜİK’in gerçekleştirdiği gelir ve yaşam koşulları araştırmalarında, gelir bilgileri hane halkı düzeyinde derlenmektedir.

Ardından, hane halkındaki yetişkin sayısı üzerinden bir düzeltme yapılarak eşdeğer hane halkı kullanılabilir geliri hesaplanmaktadır.

Buradan da hane halkı toplam yıllık kullanılabilir geliri hane halkının eşdeğer hane halkı büyüklüğüne bölünerek, eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri elde
edilmektedir.

Hane halkı Kullanılabilir Net Geliri

Hane halkı fertlerinin elde ettiği kişisel yıllık kullanılabilir gelirlerin (maaş-ücret, yevmiye, müteşebbis geliri ile emekli maaşı, dul-yetim aylıkları ve yaşlılara yapılan ödemeler, karşılıksız burs vb. ayni veya nakdi gelirlerin toplamı) toplamı ile hane bazında elde edilen yıllık gelirlerin (gayrimenkul kira geliri, haneye yapılan karşılıksız yardımlar, 15 yaşın altındaki fertlerin elde ettiği gelirler vb.) toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere
yapılan düzenli transferler düşülerek elde edilir.

Eşdeğer Hanehalkı Kullanılabilir Fert Geliri

Hanehalkı kullanılabilir gelirinin, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak hesaplanan eşdeğer hanehalkı büyüklüğüne bölünmesi ile elde edilmektedir.

Ortalama Gelir

Gelir toplamlarının örneklem büyüklüğüne bölünmesi ile elde edilir.

Her bir yüzdelik dilime ait gelirlerin aritmetik ortalamasını gösterir.

Gelirler küçükten büyüğe sıralandığında ortaya düşen değer ise medyan geliri olarak ifade edilmektedir.

Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirinin 2017 yılında 21.557 T, medyan gelirin ise 15.887 T olduğunu göstermektedir.

Medyan gelir değeri yoksulluk sınırı belirlenirken kullanılmaktadır.

Burada elde edilen ortalama gelirden her bir %20’lik dilimlerin aldıkları paylar Gini katsayısının ve P80/20 değerinin hesaplanmasında kullanılır.

Gelir dağılımının kent ve kırsalda nasıl geliştiğine ilişkin sadece 2006-2013 dönemine ait veriler bulunmaktadır.

Kırsal alanlarda tarımsal ekonomik faaliyetler yaygındır.

Tarım sektöründe imalat sanayi ve hizmetler sektörlerine göre işgücü verimliliği ve ortalama gelir düşüktür.

Her ne kadar ülkemizde tarım sektöründe önemli sayıda istihdam gerçekleşse de sektörde ücretsiz aile işçiliği hâkimdir.

Türkiye’de gelir eşitsizliğinin kırsalda, kentlere göre daha az olduğunu göstermektedir.

Bunu Gini katsayılarının kırsalda daha düşük olmasıyla da gözlemleyebiliriz.

Ancak, kırsalda kişi başına gelir seviyesinin daha düşük olduğu ve kırsalda yoksulluğun daha yaygın olduğu gerçeğini gözden kaçırmamak gerekmektedir.

Bir başka ifadeyle kırsalda daha fazla yoksullukla birlikte gelir eşitsizliğinin az olduğunu söyleyebiliriz.

2014 yılından itibaren örneklem tasarımında istatistiki bölge birimleri (Birinci Bölümde gördüğünüz Düzey 1 ve 2 bölgeleri) temel alındığı için artık kır ve kent düzeyinde tahmin üretilmemektedir.

Gelir eşitsizliğin en çok arttığı bölge İstanbul’dur.

Akdeniz bölgesi Gini katsayısının en yüksek olduğu ikinci bölgedir.

2017 yılında Kuzeydoğu Anadolu, Doğu ve Batı Karadeniz bölgeleri Gini katsayısının en düşük olduğu bölgelerdir.

2017 yılı verileri esas alındığında ortalama gelirin en yüksek olduğu bölge İstanbul’dur.

Ardından sırasıyla, Batı Anadolu, Doğu Marmara, Batı Marmara ve Ege bölgeleri Türkiye ortalamasının üzerinde ortalama gelire sahip bölgelerdir.

En düşük ortalama gelire sahip bölge ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.

Bu bölgeyi Ortadoğu ve Kuzeydoğu Anadolu Bölgeleri takip etmektedir.

Bu üç bölgede, ortalama ve medyan gelirin düşüklüğünün yanı sıra gelir eşitsizliğinin de yüksek olması, toplumsal refahın daha fazla düşmemesi için bölgesel politikalar uygulanması gerekliliğine işaret etmektedir.

Bu veriler, Gini katsayısının düşük olduğu bölgelerde aslında ortalama ve medyan gelirin de düşük olduğunu göstermektedir.

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ