Reklam
Ben Duydum

Devletçi Sanayileşme Yılları (3)

Devletçi Sanayileşme Yılları (3)
Reklam

Devletçi Sanayileşme Yılları (3)

Devletçi politika izlenerek ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmeye çalışıldığı 1933’ten sonraki dönemde de özel kesim korunmuş ve teşvik edilmiştir.

1927 tarihli Teşvik-i Sanayi Kanunu, 15 yıl için yürürlükte olduğu için, 1942’ye kadar özel sektör bu yasa çerçevesinde teşvik edilmeye devam edilmiş; ülkede piyasa ekonomisi kuralları uygulanmış ve temel ilke, yine özel girişimin gelişmesi olmuştur.

Devlet sadece özel kesimin yeterli olamaması sebebiyle bazı yatırımları gerçekleştirmek durumundadır ve kamu girişimciliği özel girişimciliğin yerini almamıştır.

Her iki kesim (kamu ve özel kesim), birbirleriyle rekabet etmemiş, tamamlayıcı görevler üstlenerek iş birliği yapmışlardır.

Ayrıca kamu girişimciliği, daha çok sanayi sektöründe yoğunlaşmış, tarım ve hizmetler sektöründeki faaliyetleri sınırlı kalmıştır.

Kısacası devletçilik, kamunun piyasaya mal ve hizmet üretmek için işletmecilik yapmasıyla kısıtlanmış, hiçbir zaman bir devlet müdahaleciliğine dönüşmemiştir.

Bu dönemde devletleştirmeler, devlet tekellerinin oluşturulması, piyasalara, fiyatlara, dış ticarete, bankalara, faiz oranlarına dolaylı ve dolaysız müdahaleler, koruma ve teşvik gibi uygulamalar sınırlı kalmıştır.

Devletçi bir ekonomi politikasının izlendiği bu yıllarda, devletçilik bir sanayileşme politikası aracı olarak uygulanmış ve kamu işletmeciliğinin boyutları hızlı bir
şekilde genişlemiştir.

Türkiye’de izlenen devletçi politikanın en güzel tanımını Bernard Lewis vermektedir.

Lewis’e göre, Türkiye’deki devletçilik, özel girişimcilik ve özel sermaye işe yarar bir iş yapamayacak kadar zayıf olduğu için, devletin ulusal kalkınma ve ulusal savunma temel amacıyla sınai faaliyette bir öncü, bir yönetici olarak öne çıkması durumudur.

Türkiye’de devletçilik, yoğun olarak sanayi sektöründe uygulanmıştır.

Devletçilik ilkesi, iki sanayi planının hazırlanması ve yürürlüğe konulmasıyla düşünceden uygulamaya geçirilmiştir.

Hızlı bir ekonomik kalkınma ve sanayileşme için kamunun sanayi tesisleri kurup işletmesinin kaçınılmaz olduğu anlaşılınca, Sovyet uzmanlar grubuna, sanayi programı niteliğinde olan bir plan hazırlattırılmıştır.

Aslında plan, beş yıl içinde kamu tarafından gerçekleştirilecek sanayi projelerinin toplu olarak gösterildiği bir listeydi.

Sadece, sanayi sektörünün bir kısmını kapsıyor, projelerin yatırım tutarları, finansman kaynakları, işletmelerin üretim kapasiteleri planda yer almıyordu.

Plan, bir sanayi sektörü planı özelliğindeydi.

Tüm sektörleri içeren bir makro nitelik taşımamaktaydı.

Dış finansman öngörülmemiş ve planın öz kaynaklara dayalı olarak yürütüleceği ilkesi benimsenmişti.

Dünya üzerinde gelişme yolunda olan ülkelerde bu plan, devlet öncülüğünde planlı sanayileşme uygulamasının da ilk örneğini oluşturmuştur.

Bütün eksikliklerine rağmen, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (BBYSP) Hükûmet tarafından benimsenerek 17 Nisan 1934 tarihinde yürürlüğe
konmuş ve 1934-1938 yıllarında uygulanmıştır.

Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-1938), kamu yatırımlarının tümünü kapsamayan bir plandır.

BBYSP’nin amacı, ithal edilmekte olan tüketim malları üretiminde belli artışlar sağlamaktır.

Bu planın temel özelliği ithal ikamesini amaçlamasıdır.

Plan döneminde 20 kadar fabrika kurulmuştur.

Sümerbank ve Etibank gibi iki büyük kuruluş bu planla ülke ekonomisine kazandırılmıştır.

BBYSP’nin uygulaması devam ederken, 20-24 Ocak 1936 tarihleri arasında İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nın (İBYSP) hazırlıklarını yapmak üzere Ekonomi Bakanı Celal Bayar’ın başkanlığında Sanayi Kongresi toplanmıştır.

16 Eylül 1938 tarihinde Plan taslağında bazı değişiklikler yapılmış ve 4 yılı kapsayacak şekilde Plan yeniden düzenlenmiştir.

Fakat İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasından üç ay önce, İBYSP’den de vazgeçilerek yerine 5 Nisan 1939 tarihinde İktisadi Savunma Planı konulmuştur.

Bunda Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün büyük etkisi olmuştur.

Çünkü ülkenin bir savaşa girmesi ihtimaline göre her türlü öncelikler yeniden düzenlenmek zorundaydı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ