Reklam
Ben Duydum
SON HABERLER

22:59 Aşağıdakilerden hangisi stok hesaplarına ilişkin denetim riskinin değerlendirilmesinde kullanılan prosedürlerden biri değildir?

22:58 Aşağıdakilerden hangisi menkul kıymetlerin denetiminde uygulanabilecek bir maddi doğrulama prosedürü değildir?

22:57 BDS 315 İşletme Çevresini Tanımak Sureti ile Önemli Yanlışlık Risklerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi standardına göre, risk değerlendirme prosedürleri yukarıdakilerden hangisini/hangilerini içerir?

22:54 Aşağıdaki işlemlerden hangisi stokların finansal tablolar açısından önemli olması durumunda stok hesaplarının denetimi ile ilgili olarak yanlıştır?

22:52 Aşağıdakilerden hangisi BDS 570 İşletmenin Sürekliliği Standardı’na göre, denetçinin denetim çalışmasını tamamlarken değerlendirebileceği işletmenin sürekliliği ile ilgili tehdit oluşturabilecek durumlardan biri değildir?

22:51 Aşağıdakilerden hangisi bağımsız denetim çalışmasında denetçinin amaçları arasında yer almaz?

22:50 Aşağıdakilerden hangisi iç kontrol sisteminden etkilenmez?

22:49 Aşağıdaki denetim prosedürlerinden hangisi maddi duran varlıklar için uygulanabilecek bir kontrol testidir?

22:48 Denetçi, müşteri işletmenin kiralamış olduğu binada aydınlatma sisteminin tamamen yenilenmesine dair yapmış olduğu harcamayı gider olarak kaydettiğini tespit etmiştir. Denetçinin tespit etmiş olduğu bulgu sadece bu bilgi ışığında aşağıdaki yönetim beyanlarından hangisine aykırıdır?

22:47 Varlıkların, işletmenin tasarruf ve kontrolünde olup olmadığına dair test edilen yönetim beyanı aşağıdakilerden hangisidir?

Afad – 2013-2017 Stratejik Plan Değerlendirmesi 3

Afad – 2013-2017 Stratejik Plan Değerlendirmesi 3
Reklam

Afad – 2013-2017 Stratejik Plan Değerlendirmesi 3

Kuruluşundan bu yana sistem kurmaya, riskleri yönetmeye yönelik faaliyet gösteren AFAD, sistematik, sürdürülebilir, bilişim teknolojilerini, uydu ve havacılık gibi ileri teknolojileri entegre bir
sistem içinde kullanan Türkiye Afet Müdahale Planı’nı (TAMP) 2015 yılında uygulamaya almıştır.

TAMP ile AFAD koordinasyonunda bakanlıklar, merkez ve yereldeki tüm kurum ve kuruluşlar, valilikler, yerel yönetimler, özel sektör ve STK’lar ile birlikte afetlerin “Sıfırıncı Dakika”sında, Türkiye’nin ortak gücü olarak harekete geçebilecek bir sistem geliştirilmiştir.

Afet yönetiminde bilimselliğe ve yüksek teknolojilerin kullanımına büyük önem verilmiştir.

TAMP’ın bilişim altyapısı olarak geliştirilen Afet Yönetim ve Karar Destek Sistemi Projesi (AYDES) ile bütünleşik afet yönetiminin tüm aşamaları elektronik ortamda takip edilebilir hale gelmiş, coğrafi bilgi sistemi tabanlı bir karar destek sistemi oluşturulmuştur.

Geçmiş dönemlerde lojistik konusunda yaşanan sorunların önlenmesi amacıyla felaketin meydana geldiği bölgede acil yardım ve lojistik malzemelerini ulaştıracak lojistik merkezler kurulması
kararlaştırılmıştır.

Dünyada ilk kez, Türk mühendisler tarafından geliştirilen afet lojistik konsepti ile hayata geçirilen sistemi ile 24 AFAD Lojistik Merkezi 2015 yılında hizmete alınmıştır.

“Heyelan – kaya düşmesi – çığ” gibi doğal afetler için afet tehlike haritalarının hazırlanması esaslarını belirleyen kılavuzlar 2014 yılında kullanıma sunulmuştur.

Afetlere her gün daha dayanıklı bir ülke olmak için yaptığımız araştırma ve geliştirme projeleri çerçevesinde; illerde afete maruz kalma durumunu ve afet riskini önceden belirleyecek Bütünleşik
Afet Tehlike Haritaları projesi başlatılmıştır.

KBRN olaylarına müdahale için gerekli özel araç, gereç, malzeme yönünden ülke geneli kapasitesinin arttırılması için de çalışmalar yürütülmüştür.

Ülkemizde nükleer santral kurulumuna yönelik yürütülen projelerin en önemli aşamalarından biri olan ulusal düzeyde acil durum planlarının hazır hale getirilmesi konusunda AFAD ve
TAEK iş birliği ile Ulusal Radyasyon Acil Durum Planı hazırlanmıştır.

Afet ve acil durumlara verilen tepki süresinin en kısa süreye indirgenmesini amaçlayan bir müdahale yapısı oluşturulmuştur.

Bu amaçla; dünyadaki argümanlar incelenmiş ve “Arama Kurtarma Standart Malzeme Envanteri” belirlenmiştir.

Bu kapsamda; 2015 ve 2016 yıllarında 101 adet tam donanımlı orta tonajlı kentsel arama ve kurtarma aracı, 112 adet hafif tonajlı kentsel arama kurtarma aracı, her türlü coğrafi yapıda hareket edebilen 81 adet 8*8 amfibik (suda ve karada hareket edebilen) arazi aracı alınmıştır.

Türkiye’nin afetlere ilişkin bilgi birikimini gelecek nesillerimize taşımak için geliştirilen Türkiye Afet Bilgi Bankası Projesi’nde (TABB) 2016 yılına dek 111.818 doküman ve 15.000 afet verisi toplanmıştır.

Ulusal sismik ağların geliştirilmesi kapsamında Almanya Yerbilimleri Araştırma Merkezi (GFZ) ile Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisindeki Adalar segmenti boyunca, derin kuyu sismometreleri yardımıyla olası bir Marmara depremi öncesi ve sırasında meydana gelecek fiziksel süreçlerin incelenmesi amacıyla başlatılan Derin Kuyu Sismometre Ağı projesi ile 7 istasyonun kurulumu 2016’da tamamlanmıştır.

Dünyada kullanılan teknoloji ve yöntem açısından ikinci örnek olan bu uluslararası proje sayesinde Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi’nin doğusundaki kısmı daha hassas takip edilmeye başlanmıştır.

Türkiye’den başka, Doğu Akdeniz’deki ve bölge ülkelerdeki depremleri de ölçen AFAD, deprem gözlem istasyonlarının sayısını, 2016 yılı itibariyle 913’e çıkarmıştır. AFAD, deprem gözlem istasyonu sayısına göre Avrupa’nın 2. büyük gözlem ağını işletmektedir.

2016’da Ordu’da meydana gelen sel ve su taşkınları sonrası DSİ, Milli Emlak, Karayolları, Meteoroloji genel müdürlükleri ve ilgili belediyeler ile sel ve su taşkınlarının neden olduğu zararların önlenmesi için ortak bir proje başlatılmıştır.

Proje ile Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de 8 havza belirlenmiş; bu havzalarda taşkın riskine maruz kalabilecek alanlarda dere ıslahlarının yapılması çalışmalarına başlanmıştır.

Afetlerin yerinden daha etkin yönetimi için 23 mobil koordinasyon aracı ile dünyanın herhangi bir noktasından haberleşme kapasitesine sahip 20 mobil haberleşme aracı hizmete alınmıştır.

Türkiye, AFAD ile yardım yapılan ülke konumundan dünyanın her ülkesine yardım yapan ülke konumuna gelmiştir.

Sel, kıtlık, kuraklık, yangın, iç karışıklık gibi nedenlerle yardıma ihtiyaç duyan  5 kıtadaki 52 ülkeye insani yardımda bulunulmuş; arama kurtarma çalışmalarına destek verilmiştir.

Dünyanın neresinde olursa olsun, zor durumdaki insanlara ve insanlığa umut olan Türkiye, Küresel İnsani Yardım 2016 Raporu’na göre, 2015 yılında ABD’nin ardından en çok uluslararası insani yardım yapan ülke konumuna gelmiştir.

Türkiye 2015 yılında ayrıca, mili gelirinin 0,37’sini insani yardım için ayırarak, bir kez daha, “Dünya’nın En Cömert Ülkesi” olmuştur.

2011 yılında başlayan Suriye krizinde Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Türkiye ilk günden beri “Açık Kapı Politikası” uygulamıştır.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ